İstanbul'da bir simit salonunda tabancasını çekip, intihar edeceğini söyleyen adam, üç saatte ikna edilemeyince semtin gençleri ilginç bir eylem gerçekleştirdi!
Avcılar'da bir simit salonunda tabancasını çekip müşterileri dışarı çıkartan Serkan Y., bir el ateş ettikten sonra silahını kafasına dayayarak intihar edeceğini söyledi. Polislerin yaklaşık 3 saatlik ikna çalışması sonuç vermeyince, yaşananlardan bunalan vatandaşlar olay yerine tabut getirdi. Eylemciyi, eylemine son vermeye davet eden vatandaşlar, şahsı protesto etti.
İddiaya göre olay şöyle gelişti: Marmara Caddesi'ndeki simit salonuna saat 20.00 sıralarında gelen Serkan Y., ikinci kata çıkarak oturmaya başladı. Bir süre sonra aniden ayağa kalkan Serkan Y., tabancasını çekerek, 'Susun' diye bağırdı. Şaşkınlıkla kendisine bakan müşterilere salonu boşaltmalarını söyleyen Y., 1 el ateş etti. İşyeri sahipleri müşterilerin dışarı çıkmasını sağlayıp polise ve sağlık ekiplerine ihbarda bulundu. İhbar üzerine gelen polis ekipleri, caddeyi yaya ve araç trafiğine kapatıp güvenlik önlemi aldı. Simit salonunu abluka altına alan polisler, Yılmaz'ı ikna etmek için salona girdi. Polis ekipleri uzun süre şahsı ikna etmeye çalıştıysa da başarılı olamadı.
Yaşananlardan sıkılan birkaç genç ise, olay yerine tabut getirerek, şahsı protesto etti. Sokağın ortasına bırakılan tabutu polis ekipleri kenara çekti.
Şahıs, yaklaşık 3 saat sonra ikna edilerek, gözaltına alındı. Kuru sıkı tabir edilen tabancasıyla birlikte yakalan zanlı, Avcılar Asayiş Büro Amirliği'ne götürüldü. Serkan Y.'nin Türkmenistan uyruklu kız arkadaşının kendisini terk etmesi üzerine bunalıma girdiği iddia edildi.
Deniz Feneri savcılarının tahrifatları tescillendi
Evrakta tahrifatla suçlanan Deniz Feneri soruşturmasının eski savcıları Nadi Türkarslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz hakkındaki iddianameyi tamamlandı.
Ersoy Metehan'ın haberi
Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı, evrakta tahrifatla suçlanan Deniz Feneri soruşturmasının eski savcıları Nadi Türkarslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz hakkındaki iddianameyi tamamladı.
BAŞSAVCI EVRAKTA TAHRİFAT YAPTIKLARINI TESPİT ETTİ
Başsavcı Murat Gökçe tarafından hazırlanan ve Sincan Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamede, Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı gizleyen Nadi Türkaslan’ın resmi belgede tahrifat suçunu işlediği kanaatine varıldığı, yine Türkaslan’la birlikte diğer savcılar Abdulvahap Yaren ile Mehmet Tamöz’ün, mahkemenin kararına aykırı işlem yaparak görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri kaydediliyor. 3 savcı hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince ayrı ayrı soruşturma açılması gerektiği belirtiliyor. Mahkeme iddianameyi inceledikten sonra Yargıtay’ın ilgili ceza dairesine gönderecek.
SORUŞTURMA İZNİNİ HSYK VERMİŞTİ
Zahid Akman ile Zekeriya Karaman’ın avukatlarının HSYK’ya yaptığı şikayet, Deniz Feneri soruşturmasında yaşanan hukuksuzlukları gün yüzüne çıkarmıştı. Mahkeme şüphelilerin mal varlıklarına el konulma talebini reddetmesine rağmen, söz konusu savcıların mahkemenin kararını kapatarak el koyma işlemini gerçekleştirdiği ortaya çıkmıştı. HSYK 2. Dairesi, şikayet üzerine dosyadan el çektirilen Türkaslan, Yaren ve Tamöz hakkında soruşturma izni vermişti.
CHP’NİN İSTEDİĞİ ŞEKİLDE HAREKET EDİLDİ
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, neredeyse her hafta Ankara Adliyesi’ne giderek Deniz Feneri soruşturmanın eski savcısı Türkaslan’la görüştüğü deşifre olmuştu. Bu görüşmelerde ikilinin neler konuştuğu bilinmiyor.
Ancak ikilinin bu kadar sık sık bir araya gelmiş olmaları, eski savcının CHP’nin istekleri doğrultusunda dosyayı tekemmül ettiği kuşkularına yol açmıştı. CHP’li Kart’ın, soruşturmanın eski savcılarından Nadi Türkaslan’la çok yakın bir ilişkiye sahip olduğu biliniyor.
DOSYAYI SAVCILAR MI KILIÇDAROĞLU’NA SERVİS ETTİ?
Kemal Kılıçdaroğlu da Meclis çatısı altında Deniz Feneri e.V. soruşturmasında iddianameye bile girmeyen tapeleri okuyarak herkesi şaşkına çevirmişti. Bu durum üzerinde gizlilik kararı bulunan soruşturma dosyasının Kılıçdaroğlu’na sızdırıldığı şüphesine yol açmıştı.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, dosyayı Kılıçdaroğlu’na verenin savcı olduğuna işaret ederek, “Kılıçdaroğlu, eğer bir köstebek arıyorsa, mesleğine ihanet ederek gizli soruşturma dosyasını sızdıran ve masum insanlara iftira atanlara bakmalı” ifadelerini kullanmıştı.
Yeni Akit
Hrant ne demiş?
Fransa’da inkâr yasasıyla ilgili ilk girişimler başladığında onunla yapılan bir konuşma: Neden öldürüldüğünü merak edenler, insani “empati”nin ne olduğunu merak edenler için:
Türkiye'ye her dönem olduğu gibi karanlığın yırtılması için atılan adımlara topyekün destek vermek yerine, olur, olmaz tartışmalarla karanlığın bekasını sağlamak isteyenlerin çıkardığı yapay tartüşmalardan biri de "Hrant Dink, yaşasaydı Fransa'nın kararı için ne derdi?" oldu.
Mütevefa Hrant Dink, bu soruya artık cevap veremez çünkü onu karanlık eller haince ve hunharca aramızda ayırdı.
Ancak bugün Vatan Gazetesi yazarı Okay Gönensin, Hrant'ın bu soruya nasıl cevap vereceğine dair önemli bir konuşma yayınladı.
İşte o yazı:
Hrant ne demiş?
Fransa’da inkâr yasasıyla ilgili ilk girişimler başladığı sırada Hrant Dink henüz öldürülmemişti. O sırada Hrant ile yapılmış bir konuşma birkaç gün önce elime geçti.
Hrant’ın neden öldürüldüğünü merak edenler, insani “empati”nin ne olduğunu merak edenler için:
- “Hasta iki toplumuz biz. Türkler ve Ermeniler. Birbirlerine yönelik ilişkilerinde. Ermeniler büyük bir travma yaşıyor Türklere yönelik. Türkler ise Ermenilere yönelik büyük bir paranoya yaşıyor. İkimiz de klinik vakalarız. Tam klinik vakalarız.
Kim tedavi edecek bizi? Fransız Senatosu’nun kararı mı? Amerikan Senatosu’nun kararı mı? Kim reçeteyi verecek; kim bizim doktorumuz?
Ermeniler Türklerin doktoru. Türkler de Ermenilerin doktoru. Onun dışında doktor, ilaç, hekim mekim yok. Diyalog tek reçete, doktor da birbirlerinin doktoru. Bunun dışında bir çözüm yok. Yok ve yok.
- Ben açık konuşayım. Yaz buraya; sesleniyorum Ermenilere. Şunun için sesleniyorum: 1915’e takılıp kalmayın, kendinizi 1915’e bağlamayın, kendinizi dünyadaki insanların bu soykırımı kabul edip etmemesine zincirlemeyin. Bu tarihsel bir acımızdır. Biz yaşadık, atalarımız yaşadı. Anadolu’da hoş bir laf vardır. Ve biz Anadolu insanıyız. Acıyı onurla sırtlayıp taşımak. Yaygara yapmadan patırtıya vermeden sırtlar, taşırsın. Dünyaya diyorum ki, insanlığa; dünya insanı senin Ermeni soykırımını tanımış olman ya da tanımamış olman benim için beş para ifade etmez. Ermeniler Türkleri öldürmediler mi? Öldürdüler. 1918’li yıllarda Ruslar 15’ten sonra 18’li yıllarda Ruslar yukarıdan tekrar gelirken intikam dediğimiz kavram ne ise lanet ediyorum o kavrama zaten. Oldu bunlar.
- Türklere diyorum ki: Ermeniler niye bu kadar çok ısrar ediyor diye bu soruyu sorun, bunun üzerinde durun. Biraz bunun üzerine empati yapın. O zaman belki onların bu duruşunda biraz onur görebileceksiniz.
Ermenilere de diyorum ki: Türklerin ‘hayır bu bir soykırım değildir’ sözünün üzerinde de bir onur görmeye çalışın. Bir onurlu duruş bulmaya çalışın. Nedir o onurlu duruş? ‘Bir Türk olarak ben soykırıma karşıyım, ırkçılığa karşıyım. Soykırım Allah‘ın belası bir şey, dolayısıyla benim atalarım böyle bir şey yapamaz, çünkü ben yapmam.’ Dolayısıyla burada bir onurlu duruş vardır.
- Bir gün şu telefonum benim çaldı. Sivas’ın bilmem ne köyünden yaşlı bir amca. ‘Oğul’ dedi ‘seni söylediler, seni buldum ben’ dedi. ‘Buraya yaşlı bir kadın geldi Fransa’dan. Bir 10 gün buralarda kaldı. Dolandı durdu, sonra Allah’ın rahmetine kavuştu biz de aldık onu gömdük. Duamızı ettik, namazımızı kıldık, gömdük. Ama öğrendik ki bu herhalde sizlerdendir. Ve seni söylediler ben de seni buldum, bir bak araştır. Adı soyadı şudur, kimlerdendir. Varsa eşi, dostu, akrabası, oğlu, kızı buyursunlar biz burada onlara yardımcı oluruz. Eğer cenazeyi alıp götürmek isterlerse biz gömdük ama eğer isterlerse alıp götürürler.’
‘Peki amca ben bakarım’ dedim. Sivaslı bir Efe ağabeyim var benim. Hemen ona açtım, adı soyadı şu. ‘Oğul’ dedi ‘senin karşı kaldırıma geç, orada ufak bir kunduracı var; git onlara sor, onlar bilir’ dedi. Gittim sordum ‘böyle birini tanır mısınız’ dedim. Döndü bana ‘o benim anam’ dedi. Dedim ‘senin anan nerede?’ ‘Fransa’da yaşıyor.’ Dedim, ‘Türkiye’ye gelir mi?’ ‘Abi dedi ‘Türkiye’ye gelir ama İstanbul’a bize ya uğrar ya uğramaz, bizim memlekete, Sivas’a gider, doğduğu yere; bir 15 gününü orada köylülerle geçirir sonra dönüşte bana ya uğrar ya uğramaz, gider.’
Böyle böyle dedim. Hüngür hüngür ağladı tabii. Neyse yolladım, dedim ‘gidin.’ Gittiler. Ertesi gün kızkardeşi telefon açtı. ‘Abi geldik. Doğruymuş, anamdır bulduk.’
Peki getiriyor musunuz dedim. ‘Abi ben getireceğim de burada yaşlı bir amca var geldi kulağıma dedi ki...’ Başladı ağlamaya. Yahu kızım ne ağlıyorsun, ne oldu? Panikledim bir şey mi var. Yaşlı amca aldı. Amca ne yaptın? Oğul hiçbir şey yapmadım. Ona dedim ki kızım; anandır, hakkındır, alırsın gidersin, sen bilirsin. Ama bana sorarsan bırak ‘su çatlağını buldu,’ kalsın. Bu cümle beni mahvetti. Ben de oturdum ağladım. Su çatlağını buldu. O ne laf yarabbi. O ne edebiyat, o ne dervişlik, o ne Anadolu insanının cümlelerle sayfalarla anlatılamayacak özdeyişi bu. Geliyor, kendi çatlağını su buluyor.”
Obama'nın asıl rakibi gizemli 'siyonist' mi?
Her geçen gün daha çok sayıda Amerikalı, Adelson ve yoldaşlarının İsrail’i dolayısıyla Amerika’yı bir felakete sürüklediği endişesi duymaya başlıyor...
Obama’nın asıl rakibi gizemli ‘siyonist’ milyarder mi?
Yaklaşık bir haftadır Amerikan medyası onu konuşuyor. Oysa yıllardır bugün durduğu yerde duruyordu. Farkında olanlar da bulaşmak istemiyordu. Karanlıklar içinde yaşayan, derinliği belirsiz oldukça ürkütücü bir maddi gücün sahibi çünkü. İlk defa bu derece üst perden ‘konuşulur’ olmuş durumda. Hayatının kumarını oynuyor. Kumar oynatarak uğruna dev bir imparatorluk kurduğu Siyonizm için…
Dünyanın en zenginlerinden biri olduğu halde en karanlık ve en gizemli isimlerinden biri olan Sheldon Adelson, nihayet konuşulmaya ve tartışılmaya başlandı. Çünkü, her geçen gün daha çok sayıda Amerikalı, Adelson ve yoldaşlarının İsrail’i dolayısıyla Amerika’yı bir felakete sürüklediği endişesi duymaya başlıyor.
ABD Başkanı Barack Obama’ya karşı Cumhuriyetçi Partinin adayı olmak için 4 isim resmen mücadele etse de şu anda yarış genel olarak adaylardan Mitt Romney ve Newt Gingrich arasında cereyan ediyor. Romney, Wall Street’in ve Cumhuriyetçi Parti merkezinin adayı. Gingrich, Bush’u ve ana akım Yahudi lobisini bile ılımlı bulan ‘savaş’ cephesinin adayı. Bush ailesinin Romney’e, Cheney şürekasının Gingrich’e yakın durması boşuna değil.
Gingrich’in kampanyası iki defa bitme noktasına geldi. Ancak ikisinde de Adelson’un eli yetişti ve Gingrich’i ayağa kaldırdı. Iowa’da dördüncü olduğu gün hem parası hem de şansı nerdeyse sona eren Gingrich, Adelson’un South Carolina öncesi bağışladığı 5 milyon dolarla South Carolina’yı kazandı. Ardından Adelson, ‘görünür’ hale gelmiş olmaktan çekinmeyerek, Florida öncesi 5 milyon dolar daha bağışladı.
New York’ta yayınlanan The Jewish Voice adlı haftalık gazetenin haberine göre; Gingrich ve Adelson’un ilk işbirliği 1990’lı yıllarda gerçekleşmiş. Bu işbirliğinin içeriğine ait çok bilgi yok. Bildiğimiz, Newt Gingrich, Clinton’un ikinci başkanlığı döneminde Temsilciler Meclisi Başkanıydı. Adelson da, o günlerde Bill Clinton’a İsrail’e barış görüşmeleri baskısı yaptığı ve iki devletli çözümü savunduğu için oldukça öfkeliydi. Aniden Monica Lewinsky skandalı patlayınca ikiliye adeta gündoğdu. Gingrich, ‘aile değerleri, namus edebiyatı’ yaparak Clinton’un Temsilciler Meclisinde azledilmesini sağladı. Neyse ki Senato bu azli onaylamadı da Clinton başkan kalmaya devam etti. Amerikan kamuoyu ancak 10 yıl sonra, Gingrich’in de ‘aile değerleri’ nutukları attığı o günlerde sekreteri ve bugünkü 3’ncü karısı ile metres hayatı yaşadığını öğrenebildi. Dahası, kanser olduğu zaman boşadığı ilk karısı ile evliyken de ikinci karısıyla metres hayatı yaşıyormuş.
Adelson, işte bu uçkuruna fena halde düşkün ‘dindar muhafazakar’ görünümlü Gingrich’in Beyaz Saray için iki adaylık mücadelesine bugüne kadar 18 milyon dolar harcadı. Bu ABD’de tek bir kişinin yaptığı bağış olarak bir rekor.
Yüksek Mahkeme, demokrasiyi ‘satışa’ çıkardı
Peki nasıl oluyor da, Adelson politik bir adaya bu kadar çok para bağışı yapabiliyor? Yaklaşık bir yıl önce bu köşede, ‘’Darbeyi Anayasa Mahkemesi Yaparsa? (http://www.haber7.com/haber/20100125/Darbeyi-Anayasa-Mahkemesi-yaparsa.php )’’ başlıklı yazıda, bugünleri haber vermiştim. Amerikan Yüksek Mahkemesi, tarihinin en karanlık ve en skandal içtihatlarından biriyle, milyarderlere istedikleri adayı ‘’satın alma’’ şansı yarattı. Bunu bir tür ‘politik aksiyon komitesi’ olan ve Amerikan kamuoyunda ‘Super PAC’ olarak adlandırılan çalışma grupları aracılığıyla yapıyorlar. Bunun detaylarını bir başka yazıya bırakayım ve Adelson’a geleyim.
ABD, Iowa önseçimine etkilerinden beri ‘super PAC’ların politikacılar ve demokrasi üzerindeki etkisini tartışırken, bunun en dikkat çeken boyutu Gingrich – Adelson ortaklığı olmaya başladı. Para ne yapıyor? Şunu yapıyor:
Gingrich, Adelson’un sponsorluğunda ilk politik aksiyon komitesini (PAC) kurmadan 1 yıl önce, 2005 yılında Middle East Quarterly dergisinde bir yazı yayınladı. Aynı Gingrich, o yazısında savunduğu kendi görüşlerini bugün hayata geçirmeyi çalışan Obama yönetimini artık çok sert sözlerle kınayabiliyor. İki Gingrich’in arasında ise Adelson’un parası var.
Gingrich’in bugünlerde alakalı alakasız her yerde Filistinlilerden ‘icat edilmiş bir halk’ diye sözetmesi de bu değişim çerevesinde tesadüf değil. Çünkü Filistinliler hakkındaki ‘invented people’ ifadesinin patent sahibi Adelson. Oysa görece ılımlı 2005 model Gingrich, ABD’nin Filistin halkının makul bir toprağa sahip olma hakkını koruması gerektiğinden’ söz edebiliyordu. Parayı veren düdüğü çalıyor.
Filistinlilerle en ufak diyaloga karşılar
Aralık ayında bir radyo programında Gingrich’e, ‘Judea ve Samaria’daki (Aşırı sağcı Yahudiler Batı Şeria yerine bu ifadeyi kullanıyor) Yahudi yerleşimcilerin yaşam hakkı hakkında ne düşündüğü soruldu. 2005’teki makalesinde bu tür yerleşimciliğe karşı çıkan Gingrich, bu radyo programında ise ‘’bu bölgelerdeki yerleşim faaliyetlerine hiçbir şekilde itirazı olmadığını ve Filistinliler terör yaptığı sürece, bu yerleşimlerden şikayete hakları olmadığını’’ savundu. Soruyu soran ‘’Zionist Organization of America(ZOA)’’ başkanı Morton Klein’di. Adelson, Klein’i ‘kendisinin siyonizm öğretmeni ve dünyadaki en önemli ve tutkulu siyonist’’ olarak tanıtıyor.
Klein, ‘’İsrail 1948’den beri barışsız yaşıyor, yaşamaya da devam edebilir’’ görüşünün mimarı. Bir ara, Netanyahu, Obama yönetiminin baskılarıyla yerleşimciliğe yasak getirmeyi düşünür gibi olunca, Klein ve Adelson, apar topar İsrail’e kadar giderek Netanyahu üzerinde büyük baskı kurdular.
Bu aşırının da aşırısı çılgın ekibin medyada, akademi dünyasında ve özellikle politikada mütteffikleri var. Ancak sonuçta bütün bu çarkı döndüren şey para. Ve en büyük para kaynağı Sehldon Adelson. Bunlar, sadece Filistinlilere ya da Müslümanlara değil, iki devletli çözümü kabul eden Yahudilere karşı da adeta savaş ilan etmiş durumda.
Adelson, iki devletli çözümün Yahudi devletinin ölüm ilanı olduğuna inanıyor. ABD’deki en sağcı Yahudi organizasyonu olan AIPAC’tan bile, 2007’de dönemin İsrail Başbakanı Ehud Olmert’in barış inisiyatifini destekledi diye bir süre parasal desteğini çekebilecek kadar fanatik biri.
Bugüne kadar hakkında medyada çıkan en detaylı portrelerden biri olan Connie Bruck’ın New Yorker dosyasına göre ise Adelson, daha 2007’de İran ile savaşa hazırdı ve bekliyordu. O dönemde kendisine ait Adelson Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün Prag’daki konferansına Şah’ın oğlunun katılımını engellemiş. Gerekçesi ise Şah’ın oğlunun İran’a askeri harekata, İran halkını rejimin kollarına iteceği için sıcak bakmamasıydı. Savaştan başka şey konuşna kimseye tahammülü yok.
Mitt Romney de Ortadoğu konusunda benzeri aşırı Neocon politikaları savunsa da, Adelson, Gingrich’e kişisel olarak kefil olmaya devam ediyor. Romney’i doğrudan maceraperest politikalarda kullanması zor. Çünkü ABD’nin ve Yahudi lobisinin müesses nizamı, sonu belirsiz maceralara pek istekli değil. Ancak, Gingrich, her türlü çılgınlığa hazır bir isim.
Peki kim bu Sheldon Adelson?
ABD'nin birçok zengini sadece Amerika’da değil dünyada da tanınır. Ancak ABD’nin en büyük zenginlerinden biri olan Adelson, bırakın dünyayı ABD içinde bile çoğu kişi tarafından pek bilinmiyor.
İsrail’de ise Adelson’u nerdeyse tanımayan yok. New Yorker dergisi 2008 yılında, Amerika'dan çok İsrail'de tanınan Sheldon Adelson'a 12 sayfasını ayırarak, ilk defa gizemin perdelerini biraz aralamıştı.
New Yorker portresinden birkaç yıl önce, kendisini Washington'daki bir resepsiyonda ABD Başkanı George Bush'a "Dünyanın en zengin Yahudisi" olarak tanıtmış Adelson.
Forbes dergisinin 2008 listesine göre, kişisel serveti 26.5 milyar doları bulan Adelson, o dönemde Bill Gates ve Buffet’ten sonra ABD’nin üçüncü zenginiydi. Bu yılki Forbes listesine göre 21,5 milyar dolarlık servetiyle ABD’nin en zengin 10 kişisinden biri. Üstelik bu rakam da finansal servetinin önemli bir kısmını 2008 krizinde kaybetmesinden sonra arta kalanı. Ancak yine de bu sadece resmi serveti. Tam servetinin ne kadar olduğunu ise kimse bilmiyor. Kumarhaneler kralının parasının bundan çok daha fazla olduğu iddia ediliyor.
Las Vegas’ın en büyük kumarhaneleri arasında olan Sands, Venetian ve Palazzo ‘hotel-casino’ları ona ait.
Las Vegas’ta, kondolcuların insan yapımı kanallarda turistleri gezdirdiği minyatür Venedik yani 1,5 milyar dolarlık Venetian Hotel de onun; Bu otelin Çin’in Macao adasındaki 2,4 milyar dolarlık benzeri de… Çindeki hotel dünyanın en büyük insan yapımı binalarından biri. Çin’in kumar merkezi olan Macao adası başta olmak üzere dünyanın birçok kumar merkezinde resmi ya da örtülü yığınla kumarhanesi var.
Biri özel inşa edilmiş Boeing 747 olmak üzere tam 14 adet özel uçağı var ki, dünyanın en kalabalık özel uçak filosu. Elbette ki Gingrich de bu uçaklardan biriyle bugünlerde seçim kampanyası için eyaletlerarası dolaşıyor.
78 yaşındaki gizemli işadamı, son 10 yıldır perde gerisinden ABD ve İsrail’in politika dünyasını etkileme çabalarıyla dikkat çekiyor.
Örneğin, Bush'un "terörle mücadele" politikasına destek amacıyla bir tür NGO statüsünde kurulan "Freedom's Watch (Özgürlük İzleme)" adlı çalışma grubunu kurdurdu. Adelson’un 15 milyon doları ile bu grup, televizyon ve medyada reklam kampanyası yaparak, savaşa karşı çıkan ya da Müslümanlara cephe almayan herkesi fişleyerek Amerikan halkını Irak Savaşına psikolojik olarak hazırladı. Freedom's Watch, bugünlerde, İran'a karşı askeri harekat için kampanya yürütüyor.
ABD'deki Yahudi örgütleri, uzun yıllar boyunca İsrail'deki iç siyasi çekişmelere karışmamayı ve partiler üstü kalmayı tercih ettiler. Ancak özellikle Adelson ile bu gelenek de bozuldu. 2007’de dönemin İsrail Başbakanı Ehud Olmert aleyhine kampanya yapmaya başlayan Adelson, Olmert'i devirerek yerine Likud lideri Benjamin Netanyahu'yu geçirmek için büyük paralar harcadı ve amacına ulaştı.
Adelson bu amaçla, 2007 yılının Ocak ayında İsrail’de bedava dağıtılan Netanyahu yanlısı Yisrael Hayom (İsrail Bugün) gazetesini kurdu. İsrail medyası, Netanyahu yanlısı bu yeni gazeteyi "Bibiton" ismiyle anıyor. Bu isim, Netanyahu'nun lakabı olan Bibi ile, İbranice gazete anlamına gelen "iton" kelimelerinin karışımından oluşuyor.
Adelson'un olay yaratan portresini kaleme alan New Yorker yazarı Connie Bruck, Obama'nın Ortadoğu danışmanlarından eski California milletvekili Mel Levine'in karısı. Bir zamanlar ünlü Yahudi örgütü AIPAC'ın üyesi de olan Levine, ABD içindeki Likudçu Yahudi eğilimlere karşı çıkışlarıyla tanınıyor. Los Angeles Times gazetesine bir açıklama yapan Adelson'un sözcüsü ise, New Yorker'da yayınlanan portreye tepki göstererek, "Derginin, kişisel hayatını özel tutmak isteyen prensipli bir işadamına karşı hayali betimlemeler yaptığı ve Adelson'a karşı kullanabilmek için her taşın altını yokladıkları" iddiasında bulunmuştu.
Kaldırımda gazete satıcılığından Las Vegas krallığına
Sheldon Gary Adelson, 1933 yılında Boston'da, Litvanya göçmeni bir Yahudi ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Babası taksi şoförü olan Adelson, çocukken sokaklarda kaldırımda gazete satarak başladığı iş yaşamının sonunda, ABD'nin en zengin üçüncü kişisi haline geldi. Asıl sıçrayışı ise 1980’li yıllar. 1988 yılında bir ortağı ile Las Vegas'ta ilk kez kumarhane otel satın alan Adelson, 20 yılda dünya kumar piyasasının en kudretli ismi haline geldi. 1991 yılında, İsrailli Miriam Ochshorn ile görücü usulüyle evlendi. Mitchell ve Gary adınnda iki erkek çocukları oldu. Her ikisi de uyuşturucu bağımlısı olan çocuklarından Mitchell, 2005 yılında aşırı dozdan hayatını kaybetti.
Aday bile olmadığı halde başkan adaylığı yarışındaki en önemli isim
En yakın ahbaplarından biri olan Anti-Defamation League (ADL) Başkanı Abraham Foxman, bu haftaki Time’a yaptığı açıklamada, ‘’Yaptığı herşeyi hırslı ve büyük yapar’’ diyor onun hakkında.
‘’Yani’’ diyor Time, ‘’Politikaya para akıtacaksa öyle amatörce ve küçük hesaplarla yapmaz. Perde arkasından müdahaleleriyle şimdiden 2012 başkanlık seçim kampanyasının akışını değiştirmiş durumda. Iowa’da dördüncü olan Gingrich’e 5 milyon dolar bağışlayarak, adeta hayat üfledi. Gingrich bu parayla South Carolina’da dirildikten sonra bu kez Florida için bir 5 milyon dolar daha bağışladı. İşte bunun için bazı gözlemciler, Sheldon Adelson’u aday bile olmadığı halde başkan adaylığı yarışındaki en önemli isim olarak nitelendiriyor.’’
Time’a konuşan Bush’un Beyaz Saray sözcüsü ve bir dönem de Adelson için çalışmış Ari Fleischer, ‘’Tabii ki oldukça süper bir pozisyon oynama imkanına sahip ve bunu oynayacak’’ diyor.
Öte yandan, Sheldon Adelson’a yakın aşırı sağcı Yahudi önde gelenlerin hepsinin, Adelson - Gingrich arasındaki ilişkiyi ısrarla eskiden beri tanışan iki arkadaşın arasındaki ilişki diyerek önemsiz göstermeye çalışması dikkat çekiyor. Bunlardan biri de, Fred Zeidman. Hayatını Siyonizme adamış Texaslı enerji baronu. Nerdeyse yemin edecek, ilişkinin politik olmadığına. Ancak cin şişeden çıktı bir kere ve insanlar gördü. Zaten Time dergisi de, ‘’Ne arkadaşlığı… Tabii ki de bütün para politika için akıyor’’ diyor.
Nitekim NBC’de ‘Rock Center’a konuk olan Gingrich de bunu ağzından kaçırdı. ‘’Peki başkan olduğunuzda ne kazanacak, niye bu kadar para veriyor?’’ sorusuna, ‘’İsrail’’ diyor Gingrich: ‘’Benim oldukça İsrail yanlısı olduğumu biliyor. İsrail, Adelson’un hayatının en önemli değeri ve İsrail’in yıkılacağından çok korkuyor’’
İş hayatındaki rakipleri Adelson’un, insani ilişkilerinde nezaketten yoksun, kabadayı biri olduğunu söylüyor. Foxman ise, Time’a ‘’Büyük bir kalbi var’’ diyor sevecenlikle ve ekliyor: ‘’Adelson’un ilk tutkusu ve aşkı Amerika’dır. Sonra İsrail ve Yahudi toplumunun huzur emniyet ve refahı.’’
Hayatının kumarını oynuyor
Adelson artık, gözününde. Hamlelerini artık açıktan yapıyor. Karşı hamleler de gelecektir. Nitekim, 27 Ocak Cuma günü ABC News, Adelson’un Çin mafyası ile bağları hakkında federal soruşturma açıldığı haberini verdi.
Habere göre; hem Adalet Bakanlığı hem de Sermaye Piyasası Kurulu (SEC), Adelson’un yabancı devlet görevlilerine rüşvetler dağıttığı ve Çin mafyası Triads ile işbirliği yaptığı iddiaları hakkında ayrı ayrı soruşturma başlatmış aylar önce.
İkincisi, Adelson, Mitt Romney’nin tam 5 yıldır uğraştığı başkan adaylığı hayaline büyük takoz koymuş durumda. ABD’de tıpkı Yahudi lobisi gibi oldukça organize ve etkin bir güce dönüşen Mormonlar, tarihlerinde ilk kez bir başkan adayı çıkarmaya bu kadar yakınlar. Bush döneminin bir başka Beyaz Saray sözcüsü Scott McConnell, ‘’Romney yenilirse, çoğu oldukça iyi eğitimli ve hırslı Mormon gençlerden oluşan Romney’nin ateşli destekçileri, daha önce kendilerine hiç dokunmamış ‘fenomen’in varlığına dikkat kesilmeye başlayacak. Ve bunu konuşup bunun hakkında düşünmeye başlayacak’’ diyor.
Üçüncüsü, müesses nizam da ana akım Yahudi lobisi de Adelson’un neden olduğu gelişmelerden rahatsız görünüyor. Gingrich’in adaylığı kazanması oldukça sürpriz gelişmelere yol açabilir.
Kumarhaneci, Gingrich’e ve Cumhuriyetçilere büyük kumar oynatıyor. Gingrich kazara başkan olursa, Amerikalılar da Cumhuriyetçiler de kazanmış olmayacak. Çünkü kumarda sadece kumarı oynatan kazanır.
İstanbul'da 1 hafta daha kar var!
Türkiye uzun yılların en şiddetli kışını yaşıyor. Bu çok soğuk havanın üzerine pazartesi günü daha şiddetli soğuklar yaşanacak. Önümüzdeki hafta da kar yağışı etkisini sürdürecek.
Bugün kuzeyde hafif kar var. Anadolu'da ise yağışın zayıflamasıyla kuvvetli ayaz ve buzlanma olacak.
İstanbul'da fırtına sona ererken, hafta sonu sert poyraz var ve yağış hafifliyor. Bugün yağacak sulu kar, pazar günü yerini hafif kara bırakacak. İstanbul'da kar bitmiyor, pazartesiden itibaren 5 gün daha aralıklarla hep yağacak. Sıcaklık bugün 2 derece.
Ankara'da bugün karın hafiflemesi ayaza neden olacak. Sıcaklık en fazla -4 derece olacak.
İzmir’de hava açık ama çok soğuk 7 derece. Bursa'da kar bugün çok hafif. Adana soğuyor 11 derece.
Marmara'da hafta sonu da sıcaklık 0 dereceye yakın olacak ama yeni haftada daha aşırı soğuk geliyor. Sıcaklıklar -6 dereceleri görecek. Bölgede hafta sonu hafif kar yağışı var. Pazartesiden cumaya kadar ise aralıklarla hep sağanak şeklinde kar yağacak.
İç Anadolu'da hafta sonu kar yağışının çok hafiflemesi ve havanın yer yer açması şiddetli ayaza neden olacak. Sıcaklıklar sıfırın altında, Sivas'ta fırtına olacak. Yeni haftada yeniden kar yoğunlaşacak.
Ege'de 7 dereceyi geçmeyen sıcaklıklar, yeni haftada 5 derece daha düşecek. Bugün hava açık ayaz var. Pazar günü Muğla-Aydın çevresine yağmur, Afyon ve Denizli'ye ise kar yağacak.
Soğuklar Akdeniz'e de iniyor. Bugün hava açık. Pazartesi ise yağış var, Isparta ve K.Maraş’a kar yağacak. Uzun yılların en etkili kar yağışlarını gören Güneydoğu'da iki gün sonra yine kar var.
Doğu Anadolu'da bugün Van- Hakkari çevresi kar yağışlı, birçok yerde hava açacağından şiddetli buzlanma ve soğuk oluşacak. Erzurum'da rüzgar çok kuvvetli. Pazartesi akşamı kar bölgeye yeniden gelecek.
Karadeniz aşırı soğuyor, pazar günü Trabzon bile 0 dereceye inecek.
Bolu ve Batı Karadeniz'de kar zayıflarken, bu sefer de Giresun, Trabzon-Artvin tarafında görülecek.
5 GÜNLÜK HAVA DURUMU İÇİN TIKLAYIN >>>>
-KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI-
Yağışların, sabah saatlerinde Rize ve Hopa çevrelerinde kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.
-BUZLANMA VE DON UYARISI-
Marmara ile iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara (ulaşımda aksamalar vb.) karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması istendi.
-ÇIĞ UYARISI-
Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda eğimin fazla olduğu alanlarda oluşabilecek çığ tehlikesine karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.
-BAZI İLLERDE HAVA DURUMU-
Bazı illerde bugün hava durumu ve sıcaklık değerleri şöyle olacak:
İSTANBUL: Çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgar, kuzey yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-60 km/s) şeklinde esecek. Sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı görülecek. (3)
ANKARA: Parçalı ve çok bulutlu geçecek. Buzlanma ve don olayı bekleniyor. (0)
İZMİR: Parçalı bulutlu (8)
ADANA: Parçalı ve çok bulutlu (14)
ANTALYA: Parçalı bulutlu (16)
SAMSUN: Çok bulutlu ve aralıklı yağmur ve karla karışık yağmurlu, yükseklerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgar, kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/s) olarak esecek. (4)
ERZURUM: Çok bulutlu, akşam saatlerine kadar aralıklı kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İl genelinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. (0)
VAN: Çok bulutlu ve aralıklı kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. (2)
DİYARBAKIR: Çok bulutlu, sabah saatlerinde aralıklı yağmur, yüksekleri karla karışık yağmurlu (7)
-BÖLGELERDE HAVA DURUMU-
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son verilerine göre bölgelerde hava durumu şöyle olacak:
MARMARA: Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusu ile Tekirdağ, Balıkesir ve Kırklareli çevrelerinin kar yağışlı geçecek. Rüzgar kuzeyli yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına şeklinde (40-60 km/s) esecek. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı bekleniyor.
EGE: Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde Kütahya çevrelerinin aralıklı kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı görülecek. Rüzgar, kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/s) olarak esecek.
AKDENİZ: Parçalı ve çok bulutlu geçecek. Gece ve sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor.
İÇ ANADOLU: Çok bulutlu, sabah saatlerinde güney ve doğusu ile Eskişehir çevreleri aralıklı kar yağışlı geçecek. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı görülecek. Rüzgar, bölgenin batısında kuzeybatı yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/s) esecek.
BATI KARADENİZ: Çok bulutlu, sabah saatlerinde aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışlar, kıyılarda yağmur ve karla karışık yağmur, iç kesimlerde kar şeklinde olacak. Buzlanma ve don olayı görülecek.
ORTA ve DOĞU KARADENİZ: Çok bulutlu ve aralıklı yağışlı geçecek. Yağışların, sabah saatlerinde Rize ve Hopa çevrelerinde kuvvetli olmak üzere, kıyılarda yağmur ve karla karışık yağmur, iç kesimlerde kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Rüzgar, kıyılarında batı ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/s) olarak esecek. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde eğimin fazla olduğu alanlarda oluşabilecek çığ tehlikesine karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.
DOĞU ANADOLU: Çok bulutlu, bölgenin kuzey ve doğusunun karla karışık yağmur ve kar yağışlı olacak. Bölge genelinde buzlanma ve don olayının görülecek. Bölgenin kuzey ve doğusunda eğimin fazla olduğu alanlarda oluşabilecek çığ tehlikesine karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.
GÜNEYDOĞU ANADOLU: Parçalı ve çok bulutlu. Akşam saatlerine kadar aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışlar genellikle yağmur, yükseklerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacak.(
Avustralya Açık'ta kadınlar finali
Teniste sezonun ilk Grand Slam turnuvası olan Avustralya Açık’ta tek kadınlar finali oynanıyor. Sharapova ve Azarenka Arena'da kozlarını finalde paylaşıyor...
Avustralya Açık tek kadınlar finalinde Maria Sharapova ile Victoria Azarenka karşı karşıya geliyor. Turnuvanın 3 numaralı seribaşı Belaruslu Azarenka ile 4 numara Rus Sharapova sezonun ilk büyük şampiyonluğuna ulaşmak için Melbourne’deki Rod Laver Arena’da tenisseverlerin karşısında...
İlk kez bir Grand slam finalinde oynayacak Belaruslu Azarenkaya’ya göre Sharapova tecrübesiyle ön plana çıkıyor. Kariyerinde 3 grand slam zaferi ve 6 da finali bulunan Rus tenisçi, 2004 Wimbledon, 2006 ABD Açık ve 2008 Avustralya’da mutlu sona ulaşmıştı. Turnuvanın 3 numaralı seribaşı olan ve iyi bir performans sonucunda finale uzanmayı başaran Azarenka da son yıllarda yükselen formuyla dikkat çekiyor. 22 yaşındaki sporcu geçtiğimiz yıl Wimbledon’da yarı final oynamış, Kvitova’ya elenmişti.
İki tenisçinin geçmiş karşılaşmalarında ise eşitlik bulunuyor. Daha önce 6 kez birbiriyle karşılaşan raketlerin bu maçlarında her 2 tarafın da 3’er galibiyeti bulunuyor.
(Maçta ikinci set oynanıyor)
VİCTORİA AZARENKA: 6
MARİA SHARAPOVA: 3
İDO ve THY seferlerine kar iptali!
Türkiye'deki birçok kentte etkili olan kar yağışı ve karayel nedeniyleTürk Hava Yolları ile İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş.
uygulamada olan bazı seferlerini iptal etmek zorunda kaldı.
Türkiye'deki birçok kentte etkili olan kar yağışı nedeniyle Türk Hava Yollarının (THY) İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yapılacak Van, Antalya, Ağrı ve bazı Ankara seferileri iptal edildi.
Hava muhalefeti nedeniyle THY'nin 06.30 ile 08.00 saatlerinde İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yapılması planlanan Ankara ile saat 09.20'deki Van, saat 11.35'teki Antalya, saat 12.55'teki Ağrı seferleri iptal oldu.
Kar yağışı nedeniyle çok sayıda uçuşlarda da gecikmeler yaşanırken, meydana gelen aksamalar Atatürk Havalimanı'nda yolcu yoğunluğuna neden oldu.
DHMİ yetkilileri, yaşanan gecikme ve iptallerin Atatürk Havalimanı ile ilgili olmadığını belirterek, aksamaların, uçakların gideceği kentlerdeki hava şartları nedeniyle meydana geldiğini kaydetti.
İDO
İDO'dan alınan bilgiye göre, Marmara Denizi'ndeki hava muhalefeti nedeniyle saat 13.00'teki Kadıköy-Yenikapı-Bursa deniz otobüsü seferi yapılamayacak.
CHP Kongresinin tarihi belli oldu
Cumhuriyet Halk Partisi'nde muhaliflerin topladığı imzalar sonucu yapılmasına karar verilen Olağanüstü Kurultay'ın toplanacağı tarih belli oldu.
Kemal Doğan'ın haberi
CHP'de muhaliflerin istediği Olağanüstü Kurultay Ankara'da 26 Şubat Tarihinde toplanacak... Olağanüstü Kongre, tüzük değişikliği beklentisinden Tüzük Kurultayı olarak adlandırılıyor.
(Haber 7)
Evde kolay bir şekilde hazırlanabilen cilt maskeleri
Evde kolay bir şekilde hazırlanabilen cilt maskeleri, Evde hazırlanan cilt maskeleri, Cilt maskeleri
Sağlıklı ve göze hoş gelen bir cilt, hepimizin ortak isteğidir. Fakat bu yalnızca istemek ile olmuyor ne yazık ki, sağlıklı ve göze hoş gelen cilt için mutlaka çeşitli yöntemler denemeli ve bu şekilde bu isteğe ulaşma konusunda önemli adımlar atılmalıdır. Çoğumuz bu konuda, ekstra çözümleri sürekli olarak dışarda arar ve çeşitli ürünlere ekstra ücretler öderiz. Aslında buna hiç gerek yoktur, evde kolaylıkla hazırlanabilen cilt maskeleri ile yazımızın başında belirttiğimiz sağlıklı ve göze hoş gelen bir cilt maskeleri kolaylıkla uygulanabilir. Bu hem cildinize kazanç olabilir, hem de kesenize. Şimdi gelin, evde hazırlanabilen cilt maskelerine birlikte bakalım…
Besleyici maskeİçinde bulunan badem yağı ve yumurta sarısı sayesinde cildi sanki yeni doğmuş bir bebeğinki gibi yumuşacık yapan bu besleyici maskeyi ayda bir kez uygulayabilirsiniz.Malzemeler
3 tatlı kaşığı toz haline getirilmiş badem
1 tatlı kaşığı tatlı badem yağı
1 tatlı kaşığı krema
1 adet yumurta sarısıHazırlanışı Yoğun bir kıvama gelinceye kadar tüm malzemeleri bir kasede karıştırın.
Uygulaması Gözlerin etrafına gelmeyecek şekilde maskeyi yüzünüze sürün. 15-20 dakika dinlenmeye bırakın. Ilık suyla durulayın.
Sonuç Kırışıkları gerilmiş, daha pürüzsüz bir cilt.
3 tatlı kaşığı toz haline getirilmiş badem
1 tatlı kaşığı tatlı badem yağı
1 tatlı kaşığı krema
1 adet yumurta sarısıHazırlanışı Yoğun bir kıvama gelinceye kadar tüm malzemeleri bir kasede karıştırın.
Uygulaması Gözlerin etrafına gelmeyecek şekilde maskeyi yüzünüze sürün. 15-20 dakika dinlenmeye bırakın. Ilık suyla durulayın.
Sonuç Kırışıkları gerilmiş, daha pürüzsüz bir cilt.
Onarıcı maskeÖzellikle yaz aylarında uzun süreli güneş banyolarının ardından uygulamak için ideal. Balın ve gliserinin yumuşatıcı etkileri sayesinde cildin nem oranını artıran bir maske.
Malzemeler1 adet limon
3 çorba kaşığı bal
Gliserin
3 çorba kaşığı bal
Gliserin
Hazırlanışı Limon suyuyla balı hızlı hareketlerle iyice karıştırın. 15 gram gliserini ilave edin. Özlü bir karışım elde edinceye kadar karıştırın.
Uygulaması Hazırladığınız maskeyi masaj yapmadan yüzünüze ve boynunuza yayın. 15 dakika kadar yüzünüzde dinlendirdikten sonra ılık suyla temizleyin.
Sonuç Cildi derinlemesine nemlendiriyor.
Uygulaması Hazırladığınız maskeyi masaj yapmadan yüzünüze ve boynunuza yayın. 15 dakika kadar yüzünüzde dinlendirdikten sonra ılık suyla temizleyin.
Sonuç Cildi derinlemesine nemlendiriyor.
Dinlendirici maskeBu maske aynı zamanda yüzünüzün daha kolay bronzlaşmasını sağlar. Karışımdaki malzemeler cildi besler ve aynı zamanda pürüzsüz bir görünüm almasına yardımcı olur.
Malzemeler
1 adet yumurta sarısı
1 kase yoğurt
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
5 damla havuç yağı
1 adet yumurta sarısı
1 kase yoğurt
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
5 damla havuç yağı
Hazırlanışı 1 adet yumurta sarısını 2 tatlı kaşığı yoğurtla çırpın. Zeytinyağını ve havuç yağını ekleyin.
Uygulaması Karışımı yüzünüze ve boynunuza sürün. 20 dakika kadar dinlendirip, ılık suyla temizleyin.
Uygulaması Karışımı yüzünüze ve boynunuza sürün. 20 dakika kadar dinlendirip, ılık suyla temizleyin.
Sonuç Cildi, özellikle güneşin zararlı etkilerine karşı koruyan ama bronzlaşmayı da artıran bu maskenin nemlendirici ve besleyici etkisi kendini hemen gösteriyor.
Evde yapabileceğiniz vücut maskeleri
Peeling KremiBu peeling kremini ayda bir kez uygulayın. Ölü hücreleri temizler ve vücudun yumuşak, pürüzsüz olmasını sağlar.
Malzemeler
1 çorba kaşığı deniz tuzu
3 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çorba kaşığı deniz tuzu
3 çorba kaşığı zeytinyağı
Hazırlanışı Küçük parçalara ayrılmış deniz tuzunu, zeytinyağı ile iyice karıştırın.
Uygulaması Ilık bir duş alın. Hazırladığınız karışımı, dairesel hareketlerle masaj yaparak vücudunuza sürün. Bu karışımı özellikle topuklar, dirsek, diz gibi bölgelere yoğunlaşarak uygulayın. Ilık suyla durulayın.
Sonuç Gözenekleri tıkayan ölü deri temizleniyor ve cilt yapılacak bakıma hazır hale geliyor.
Uygulaması Ilık bir duş alın. Hazırladığınız karışımı, dairesel hareketlerle masaj yaparak vücudunuza sürün. Bu karışımı özellikle topuklar, dirsek, diz gibi bölgelere yoğunlaşarak uygulayın. Ilık suyla durulayın.
Sonuç Gözenekleri tıkayan ölü deri temizleniyor ve cilt yapılacak bakıma hazır hale geliyor.
Bal Maskesiyle epilasyon
Cildin hassas olduğu noktalara uygulanabilecek balla yapılan epilasyon.
Cildin hassas olduğu noktalara uygulanabilecek balla yapılan epilasyon.
Malzemeler
1 kase bal
Limon suyu
Bez parçaları (eski çarşafları kesebilirsiniz)
1 kase bal
Limon suyu
Bez parçaları (eski çarşafları kesebilirsiniz)
Hazırlanışı Kısık ateşte balı ısıtın. Yoğun bir kıvama geldiğinde birkaç damla limon suyu ekleyin. Soğumaya bırakın.
Uygulaması Hazırladığınız karışımı tüylerin bulunduğu bölgeye yayıp, birkaç saniye bekletin. Ağdanın üzerine bir bez parçası yapıştırıp, üzerini düzeltin. Tüylerin tersi yönünde tek hamlede çekin. Ağda bittikten sonra soğuk suyla temizleyin.
Sonuç Pürüzsüz, ipek gibi bir ten!
Uygulaması Hazırladığınız karışımı tüylerin bulunduğu bölgeye yayıp, birkaç saniye bekletin. Ağdanın üzerine bir bez parçası yapıştırıp, üzerini düzeltin. Tüylerin tersi yönünde tek hamlede çekin. Ağda bittikten sonra soğuk suyla temizleyin.
Sonuç Pürüzsüz, ipek gibi bir ten!
Kuru otlarla yapılan maskelerKuru ciltler için yumuşatıcı ve tamamlayıcı etkisi olan otlar kullanılır, – papatya çiçeği, gül yaprakları, nane yaprakları, ıhlamur çiçeği. Yağlı ciltler için kullanılan otlar ise yağ dengeleyici, sivilce kurutucu özelliğe sahip olmalıdırlar, – adaçayı, aynısafa çiçeği, sarı kantaron, civan perçemi, atkuyruğu, öksürükotu.
Şerbetçi Otu, aloe (sarısabır), huş yaprakları, salkım otu bitkileri ise cilt tahriş ve yaralarını iyileştirirler.
Şerbetçi Otu, aloe (sarısabır), huş yaprakları, salkım otu bitkileri ise cilt tahriş ve yaralarını iyileştirirler.
Evde kurutulmuş otlardan değişik yöntemlerle çeşitli bakım maskeleri yapılabilir. Burada başlıca koşul, etkilerinin daha iyi olmaları için otların iyice ufalanmış, neredeyse toz haline getirilmiş olmalarıdır. Bu amaç için kahve değirmeni veya havan kullanılabilir. Maskeleri iyice temizlenmiş cilde uygulamalısınız. (yüzünüzü yıkamanız veya losyonla temizlemeniz uygun olur)
İki yemek kaşığı kuru toz haline getirilmiş otun üzerine aynı miktarda sıcak su ekleyin. İyice karıştırın. Ocakta yaklaşık 60-70 dereceye kadar ısıtın. Soğumaya bırakın. Temizlenmiş cildinize maske olarak uygulayın. Maske 37-40 derece ılıklıkta olmalıdır. Göz burun ağız kısımları için boşluk kesilmiş bir bezi maskenin üzerine yüzünüze kapatın. Gözlerinizin üzerine ılık suda ıslatılıp sıkılmış pamuk koyun. Maskeyi yatarak, 15-20 dakika yüzünüzde bekletin.
Otlardan kaynatarak da maske elde edilebilir. Bunun için, 2-3 yemek kaşığı ot veya otların karışımı alınır, 1-2 bardak soğuk su eklenir, kısık ateşte 3-5 dakika kaynatılır. Soğumaya bırakılır. 37-40 dereceye kadar soğutulur. İnce bez karışımın içinde ıslatılır ve alın, yüz, boyun bölgelerine konur. 5-10 dakika bekletilir. Bezler soğuyunca onları karışımda tekrar ıslatın ve cildinize yerleştirin. Bu işlemi 3-4 defa tekrarlayabilirsiniz. İşlem bittikten sonra ılık suyla maskeyi yıkayın.
Yüzünüzde akneler oluşmuşsa aynısafa (calendula) otundan hazırlanmış maske onların giderilmesinde yararlı olacaktır. Bir yemek kaşığı ot ve bir bardak ılık suyu cam bir kaseye boşaltın. Üzerine buğday unu ekleyin ve iyice karıştırın. Karışımı yüzünüze maske olarak uygulayın, 20-30 dakika bekletin ve sonra ılık suyla çıkarın.
Maskeleri haftada 2-3 kez yapmanız önerilir. Toplam 15-20 maske yaptıktan sonra da bir buçuk veya iki ay süreyle ara vermeniz gerekir. Mümkünse uygun ot karışımı tavsiyesinde bulunacak bir uzmana danışmanız da yararınıza olur.
Tırnak Lekeleri Hastalık Habercisi
Tırnak Lekeleri, Tırnak, Tırnak Rahatsızlıkları, Tırnaklarım Sarardı, Tırnak Rengi, Tırnak Renginin Değişimi, Tırnak Üzerinde Lekeler, Tırnak Hastalık Belirtileri.
Tırnaklarımızın Temiz ve bakımlı olması, Ellerimizi daha Sağlıklı ve Hoş görünmesini sağlar.Ellerimize bundan böyle daha dikkatli bakmamız gerekiyor.Kimi zaman dikkatimizi çeken kimi zaman farkına varmadığımız Tırnaklardaki lekeler önemli hastalıkların habercisi olabiliyor.Şimdi tırnaklarınıza biraz daha dikkatli bakın.

ABD’li bilim adamları, tırnağın şekli ve renginin bazı hastalıkların habercisi olduğunu söylüyor…
Tırnaklardaki beyazlık, hepatit gibi karaciğer hastalığının göstergesi.
Sarı,kalın ve yavaş uzayan tırnaklar, akciğer rahatsızlığının habercisi.
Tırnaklar sarı renkli ancak dip kısmı lekeliyse diyabet hastası olabilirsiniz.
Yarısı pembe, yarısı beyaz renkli tırnaklar böbrek hastalıklarının işaretçisi.
Tırnak dipleri çok koyu pembe yada kırmızı renkliyse dikkat! Bu durum, kalp hastalığının belirtisi olabilir.
Soluk yada beyaz renkli tırnaklar dipleri, kansızlığın belirtisi.
Tırnaklar pütürlüyse yada üst kısmı soyuluyorsa, bu durum romATIzma yada kireçlenme rahatsızlığı olduğunu gösterir.
Tırnakların uç kısmı hissizse, akciğer hastalığı riski büyük.
Tırnakların alt kısmında kırmızı lekeler varsa, deri veremi ihtimali var.
Tırnağın alt kısmında koyu lekeler varsa, cilt kanserine yakalanma olasılığı bulunuyor.
Tırnaklarımızın Temiz ve bakımlı olması, Ellerimizi daha Sağlıklı ve Hoş görünmesini sağlar.Ellerimize bundan böyle daha dikkatli bakmamız gerekiyor.Kimi zaman dikkatimizi çeken kimi zaman farkına varmadığımız Tırnaklardaki lekeler önemli hastalıkların habercisi olabiliyor.Şimdi tırnaklarınıza biraz daha dikkatli bakın.

ABD’li bilim adamları, tırnağın şekli ve renginin bazı hastalıkların habercisi olduğunu söylüyor…
Tırnaklardaki beyazlık, hepatit gibi karaciğer hastalığının göstergesi.
Sarı,kalın ve yavaş uzayan tırnaklar, akciğer rahatsızlığının habercisi.
Tırnaklar sarı renkli ancak dip kısmı lekeliyse diyabet hastası olabilirsiniz.
Yarısı pembe, yarısı beyaz renkli tırnaklar böbrek hastalıklarının işaretçisi.
Tırnak dipleri çok koyu pembe yada kırmızı renkliyse dikkat! Bu durum, kalp hastalığının belirtisi olabilir.
Soluk yada beyaz renkli tırnaklar dipleri, kansızlığın belirtisi.
Tırnaklar pütürlüyse yada üst kısmı soyuluyorsa, bu durum romATIzma yada kireçlenme rahatsızlığı olduğunu gösterir.
Tırnakların uç kısmı hissizse, akciğer hastalığı riski büyük.
Tırnakların alt kısmında kırmızı lekeler varsa, deri veremi ihtimali var.
Tırnağın alt kısmında koyu lekeler varsa, cilt kanserine yakalanma olasılığı bulunuyor.
Armine elbise modelleri
Armine elbise modelleri 2011
Armine elbise modelleri ile bu sezon kasıp kavurlacaksınız
2011 Armine elbise modelleri aslında modasina uygun urunler sergiliyor.
Armine elbise modelleri 2011 ve Armine eşarp modelleri ve fiyatları
2011 yeni sezonunda elbiselerle birlikte armine tesettür ve pardesüeri de sahneye çıktı.
İstanbulun fethi 1453 desenli başörtüleri de dikkat cekiyor.
Tekbir giyim elbise modelleri 2012
Tekbir giyim elbise modelleri 2011 ardından Tekbir giyim elbise modelleri 2012 senesinde de harika olacak. Tekbir giyim gerçek kimliğini ön planda tutuyor ve inanılmaz tasarımları ile tesettür giyim’e öncülük ediyor.
Tekbir tesettür giyim sizin için en uygun elbiseleri öneriyor arkadaşlar.
2012 Tekbir Giyim sizin için özel hissettirilecek konsepte tasarılanarak özleştirilmiştir. Canlarım! sizde hemen bakın. Sizde hemen galerimizi inceleyin arkadaşlar.

Tekbir tesettür giyim sizin için en uygun elbiseleri öneriyor arkadaşlar.
2012 Tekbir Giyim sizin için özel hissettirilecek konsepte tasarılanarak özleştirilmiştir. Canlarım! sizde hemen bakın. Sizde hemen galerimizi inceleyin arkadaşlar.

iç giyim modelleri 2012
iç giyim modelleri 2011 senesinden sonra 2012 iç giyim modelleri de sizler için araştırıldı. Sizde fantazinizi gerceklestirebilirsiniz. Biraz tutuk olunsada bu konuda biz size yardımcı olacağız! Evet simdi size ic giyim modellerini sunacağız. Bakalım sizde begenecek misiniz? Umarım beğenirsiniz canlarım cicislerim:) iç giyim modelleri ve fiyatları çok uygun şekerler.
2012 iç çamaşırları
2012 iç çamaşırları
en seksi iç giyim modelleri
seksi jartiyer modelleri
2010 Yılı en seksi jartiyer modellerini tanıtan içgiyim gecelik sitemiz, jartiyer kullanırken bir çok pratik bilgilere dikkat çekmek gerekir. Bir çok bayan jartiyer kullanırken rahatsız olduğunu düşünür ancak jartiyer kullanmak rahatsız ya da zor değildir.
külotlu çorap giymek istemiyorsanız stay-up tarzı jartiyersiz de bacakta durabilen çorapları deneyebilirsiniz.
Jartiyerinizi giydikten sonra stripeları çoraplara tutturmakta zorluk çekebilirsiniz. Bunun iki çözümü vardır; stripelar ayarlıdır, en uzun pozisyona getirin, klipsi çorabınıza tutturun ve ardından stripeları gerektiği kadar ayarlayarak kısaltın. Bir başka yol da jartiyerinizi giymeden klipslerini çoraplarınıza tutturmaktır. Oturun ve çoraplarınızı giyin, ardından jartiyerinizi giymeden klipslerini çorabınıza tutturun. Daha sonra ayağa kalkarak jartiyerinizi belinize bağlayın. İkinci metodun biraz daha pratik olduğunu söyleyebiliriz. Her defasında stripeların ayarıyla oynamak zorunda kalmazsınız.
Jartiyerlerin farklı modelleri vardır, stripelar genelde dört tanedir. İkisi önde ikisi de yanlarda olur. Yan stripelar ender olarak bazen arkada olabilir. Jartiyerinizi giyerken öndeki stripeları kendi hizasında çorabınıza tutturun. Ancak diğerlerini yanda da arka da olsa mutlaka çorabınızın yan tarafına tutturun. Jartiyerinizin arka (ya da yan) stripeları arkanızda kalırsa, oturduğunuz zaman aşırı gerilmeden dolayı çoraptan ayrılabilir.
Doğrusu, oturduğunuz zaman jartiyerinizin önde olmayan stripelarının bacağınızın yan tarafında kalmasıdırEğer jartiyerinizle birlikte dantelli bir jartiyer çorabı kullanıyorsanız jartiyerinizin klipslerini dantelin ince olduğu bölgelere takın. Böylece daha sağlam tutacaktır.
Son zamanlarda jartiyer çoraplarının çoğu jartiyersiz de kullanabilmelerini sağlamak için stay-up olarak üretilmektedir. Bu model çorapların dantel kısımları şeritler halinde silikon tabakalarla kaplanmıştır. Ancak gerçek jartiyer çorabı silikonsuz olur. Eğer silikonlu bir çorabı jartiyerinizle kullanmak durumunda kalırsanız klipsleri çoraba tutturmakta zorluk çekebilirsiniz. Bu durumda jartiyerinizin klipsini çorabın silikon şeritlerinin olmadığı ara kısıma tutturun, böylece daha sağlam duracaktır.
Bir çok kadının jartiyerlerlerle ve jartiyerli iç çamaşırlarıyla sorunu kendilerine yakışmayacağı düşüncesinden başlar. Aslında jartiyerler kalın basenleri örtmek ve dikkati başka yere çekmek için oldukça uygundur.
Kilolu da olsanız asla bu tip çamaşırların size yakışmayacağını düşünmeyin, önce aşağıdaki önerilere bir göz atın.
Her zaman geniş yüzeyli jartiyerleri ya da jartiyerli büstiyerleri tercih edin.
Bu tip çamaşırlar korse gibi toparlayıcı özelliğe sahiptir hem de örtücü olduğu için daha şık duracaktır.
2012 seksi jartiyer modelleri
Bu çamaşırlarla kullanılacak çorabın tipi çok önemlidir. Son günlerde kullanışlı olmalarından dolayı daha yaygın bulunan stay-up çoraplar sizin için uygun olmaz. Sebebi ise bu çorapların dantel kısımlarına kaplanan silikonların çorabın kumaşı kadar esneyememesidir. Bacaklarınız çoraptan taşmış gibi görünebilir. Bu durum da bacaklarınızın aslında olduğundan daha kalın gözükmesine yol açar. Doğru yol silikonsuz hatta dantelsiz jartiyer çoraplarını tercih etmektir. Bu çoraplar daha çok esneyebileceği için bacağınızın şeklini alır ve daha güzel görünmenizi sağlar.
Genel bir yaklaşım olarak elinizden geldiğince koyu renkleri tercih etmenizde de fayda var.
Genelde bu tip çamaşırların kendilerine yakışmayacağını düşünen kadınlar bu kuralları yerine getirerek sahip oldukları çamaşırları giyip aynanın
karşısına geçtiklerinde artık yeni bir iç giyim tarzına geçiş yapmış olurlar.
2012 seksi jartiyer modelleri
En Seksi 2012 Jartiyer Modelleri
Türkiye'nin son sayıma göre nüfusu
Türkiye İstatistik Kurumu adrese dayalı yapılan son nüfus sayımını açıkladı. Açıklanan rakamlara göre Türkiye'nin nüfusu 1 milyon 281 bin kişi artarken son nüfus sayısı ise şöyle;
Türkiye'nin nüfusu 2011 yılı sonu itibariyle bir önceki yıla oranla yüzde 1,35 artarak, 74 milyon 724 bin 269 kişiye yükseldi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ''Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2011 Nüfus Sayımı Sonuçları''nı açıkladı.
Buna göre 2010 yılı itibariyle 73 milyon 722 bin 988 kişi olan ülke nüfusu, 1 milyon bin 281 kişi artarak, 2011 sonunda 74 milyon 724 bin 269 kişiye ulaştı.
Nüfusun yüzde 50,2'sini (37 milyon 532 bin 954 kişi) erkekler, yüzde 49,8'ini (37 milyon 191 bin 315 kişi) ise kadınlar oluşturdu.
2011 yılında 81 ilden 56'sının nüfusu bir önceki yıla göre arttı, 25 ilin nüfusu ise azaldı.
Gerçek Bir Demokrat: Mehmet Altan
Cem Küçük
Haber 7Gerçek Bir Demokrat: Mehmet Altan
Hakkındaki bu kadar övgüyü niçin yazıyorsunuz diye düşünebilirsiniz. Hemen cevap vereyim. Mehmet Altan bedel ödemiş bir insandır. Nasıl derseniz de işte cevabı:
Türkiye her dönem sancılı süreçler yaşadı. Siyasi, toplumsal, ekonomik olaylar her zaman milletin sırtında yük oldu. Darbeler, siyasi iradeyi yok sayma, statükonun dayatmaları insanları yıldırdı.
Neyin doğru, neyin yanlış olduğu hep birbirine karıştı. Halk neye inanacağını şaşırdı. Böyle durumlarda herkesin rehberi doğruları yazanlar oldu. Edebiyatçılar, sinemacılar, gazeteciler en azından insanlara iyiyle kötünün bahçesinde zihinsel analiz yapma ve ışığa giden yolda engelleri aşma fırsatı verebilirlerdi. Verenler de oldu.
Çok partili hayata geçtiği günden bu yana dört darbe geçiren bu ülkede aydın cenah haklıdan değil, güçlüden yana oldu. O yüzden bu ülke medyanın asker güzellemelerini çok gördü. Darbelerin niçin gerekli olduğuna halkı inandırmaya çalışan saftiriklere bile şahit olduk. Çok şükür demokrat, güce boyun eğmeyen, eğriye eğri, doğruya doğru diyen kalemlere de şahit olduk. Mehmet Altan gibi…
Mehmet Altan bu ülkenin namuslu entelektüellerinden. İnandığını yazan, mert, cömert ve kelimenin gerçek manasıyla demokrat bir kalem. Hesabı kitabı yoktur Altan’ın…
Şimdi Mehmet Altan hakkındaki bu kadar övgüyü niçin yazıyorsunuz diye düşünebilirsiniz. Hemen cevap vereyim. Mehmet Altan bedel ödemiş bir insandır. Nasıl mı? Onu da izah edeyim.
Kendisiyle ilk tanışmam 1993 yılında oldu. Lise talebesiyken o zamanlar yazı yazdığı Sabah Gazetesi’nde İkinci Cumhuriyet’le ilgili fikirlerini hararetle okuyordum. Tabii Kemalizm sosuyla aldığımız eğitim bizi sorgulamaya sevk etmiyordu. Kuşkucu yaklaşmak, Kartezyen akılla düşünmek için Mehmet Altan gibi yazarlara ihtiyacımız vardı. Altan bu Cumhuriyet’in insan yeşertmediğini, tek tip insan yetiştirdiğini söyleyedurdukça, “liboş”, “dönek”, “alçak” gibi terminolojimize bir grup Kemalist’in kazandırdığı beylik ifadelere maruz kalıyordu.
28 Şubat müdahalesi olduğunda medyanın önemli bir kısmı generallere selam dururken, Altan gibi kalemler doğrunun yanında yer aldı. Hiçbir demokraside, yeryüzü standartlarında darbenin kabul edilemeyeceğini ısrarla vurguladı. Sonuçta bir süre ABD’de yaşamak zorunda kaldı. Zinde kuvvetlerin hep hedefinde oldu. İstese askerlerin yanında da dururdu ve iyi pirim yapardı. Ama o, şartlara göre değil, ilkelere göre hareket ettiği için, doğru bildiğinden şaşmadığı için böyle davranamazdı.
Ayrıca 2002 sonrası AK Parti’ye karşı yapılan hukuksuzluklara en sert cevabı o verdi. Çünkü hukuka inanıyordu. Bu ülkenin camii ile kışla arasında sıkışmaması gerektiğini savunuyordu. Türkiye’nin Avrupa Birliği seviyesinde bir düzene sahip olmasını istiyordu. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali, seveni olduğu kadar sevmeyeni de oldu. Ama sevmeyenleri bile hakkını teslim etti.
AK Parti’yi eleştirmekten de imtina etmedi. Yanlış gördüklerini yazmaktan çekinmedi. Nabza göre şerbet vermediğinden iktidarın hatalarını da yazdı. Zaten ondan beklenen de buydu. Çünkü vicdanların sesiydi.
Ancak, olaylara takım tutar gibi bakanlar Mehmet Altan’ın, işlerine gelmeyen yorumlarını beğenmediler. Atatürk’ü eleştirirken iyi, tek parti dönemini sorgularken süper, askerlere çakarken aferin; ama eleştiri oklarını AK Parti’ye çevirince tu kaka! İktidar şu konularda iyi yapmadı diye yazınca, kalemi sorgulanır oldu.
O yüzdendir ki Mehmet Altan’ın Star Gazetesi’nden ayrılması hiç iyi olmadı. Onun düşünce yapısını bilenler her türlü yazısına hazırlıklı olmalıdırlar. Çünkü vicdanlı bir adamdır. İnsanlarla değil, sistemlerle uğraşır. Tek derdi vardır, bu ülke daha iyi, daha demokrat, daha özgürlükçü olsun.
İlginç zamanların yaşandığı bu dönemde Mehmet Altan’ın yazısının yayınlanmamasını, kalemini askıya almaya mecbur bırakılmasını içime sindiremiyorum. Bu duruma düşürülmemeliydi.
İktidarların kendilerini her daim övecek değil, gerçekleri acıtsa da söyleyecek dostlara ihtiyacı vardır. Mehmet Altan böyle biridir. Bizim Emile Zola’mız, Galileo’muzdur. Biz biliyoruz ki o, kişilere, kurumlara, devirlere, iktidarlara göre değil; hukuka, doğrulara göre hüküm verir.
Mehmet Altan’sız medya az biraz değil, çok eksik demektir.
İstanbul'a asıl kar bugün yağacak!
İstanbul'u sabah saatlerinde etkisi altına alan kar yağışı, yer yer fırtına şeklinde devam ediyor. Ancak Meteroloji uyarıyor; İstanbul'da kar şiddetini arttırarak akşama kadar sürecek.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, kenti dün akşam saatlerinde etkisi altına alan kar yağışı, yer yer fırtına şeklinde devam ediyor. Kar yağışının, akşam saatlerine kadar sürmesi bekleniyor.
Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü ekipleri, ana arterler ve katılım noktalarında sabaha kadar görev yaptı. Kar yağışının etkili olduğu bölgelerde kar küreme ve tuzlama çalışmaları gerçekleştirildi.
Belediyenin 870 araç ve iş makinesi ile 2 bin 406 personelden oluşan ekipleri, çalışmalar süresince yollarda ulaşımın aksamaması için 4 bin 667 ton tuz ve 156 ton solüsyon kullandı.
Sokaklarda yaşayan 291 evsiz vatandaş da Metin Oktay Kapalı Spor Salonu'nda misafir ediliyor.
-İETT otobüsleri ve metrobüs seferleri-
Kar yağışından dolayı İETT, çeşitli hatlarda 350 otobüs ile ek sefer yapıyor.
Metrobüs hattında da 315 otobüs aralıksız seferlerine devam ediyor. Bu hatta 5 kar küreme ve tuzlama aracı ile 2 solüsyon aracı hizmet veriyor.
Köprülerde rutin trafik akışı devam ediyor. Kar yağışı nedeniyle herhangi bir olumsuzluk yaşanmıyor.
Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri de Kadıköy, Taksim, Saraçhane, İDO Yenikapı, Eminönü, Harem, Üsküdar, Ümraniye-Tepeüstü meydanlarında 359 personel ve 48 araç ile kar küreme çalışmaları yapıyor.
Atık Yönetimi Müdürlüğü, 40 hastane, 34 Okul (Üniversite–Lise), 13 meydan, 304 durak, 117 üst ve alt geçit, 7 çöp aktarma istasyonu, işleme tesisleri, depo sahası yollarında 450 personel ve 38 araçla görev yürütüyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulan 142 traktör kar küreme ekibi, muhtarların sorumluluğunda kendi köy yollarını açmak için görev yapıyor.
-Kar kalınlığı-
Meteoroloji İstanbul Bölge Müdürlüğünün verilerine göre kar kalındığı Riva, Arnavutköy ve Polonezköy'de 15 santimetre, Alemdağ, Beykoz ve Şile'de 10 santimetre, Hadımköy, Kağıthane, Zekeriyaköy, Samandıra ve Çatalca'da 5 santimetre, Beşiktaş, Sarıyer, Kartal, Üsküdar ve Ümraniye'de 2-3 santimetre olarak ölçüldü.
Yeni hafta başında Sibirya üzerinden gelmesi beklenen sistemin de etkisiyle kar yağışının 7 Şubat'a kadar aralıklarla devam etme ihtimalinin yüksek olduğu belirtiliyor.
Şanlıurfa'da soba faciası: 6 ölü
Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde yaşanan karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu aynı aileden 6 kişi hayatını kaybetti
AYRINTILAR GELECEK
Hadise: Sesime Laf Edemeyenler Kiloma Takıyor!
Hürriyet gazetesine röportaj veren ünlü şarkıcı Hadise, aşk ve iş konularında samimi itiraflarda bulundu...
Hakkında yapılan eleştirilere içtenlikle cevap veren şarkıcı,"15-20 ödül alabilirsin. Senede 200 konsere çıkabilirsin. Bol para kazanabilirsin ama sana karşı saygı yoksa, o ödüllerin ve paranın ne değeri var? Bir insan olarak paradan, ödülden önce saygı isterim" diye konuştu..
Hadise'nin röportajının tamamını okumak için galerimize girin!
Almeda Abazi Türk Vatadaşlığına Geçemedi!
Miss Globe 2008 Dünya Güzeli olan ve son olarak Yok Böyle Dans programıyla adını duyuran Almeda Abazi'nin, Türk vatandaşlığına geçmek için yaptığı başvuru reddedildi.
Acun Ilıcalı'nın sunduğu Yok Böyle Dans adlı yarışmada üçüncü olan 21 yaşındaki Almeda Abazi'nin, yaklaşık 6 ay önce Sakarya Valiliğine yaptığı Türk Vatandaşlığı başvurusu kabul edilmedi. Başvurunun valilik tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı'na gönderildiği, bakanlığın yaptığı incelemenin ardından Sakarya Valiliğine ilettiği yazıda, başvurunun reddedildiğini ifade ettiği öğrenildi. Valilikten Vali Yardımcısı Faruk Bekarla imzası ile yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:
"Valilik makamına yapmış olduğunuz 12/07/2011 tarihli müracaatınız değerlendirilmiş ve ilimizin Kültür ve Turizm faaliyetlerine sağladığınız önemli katkılar dolayısıyla Türk vatandaşlığına istisnai olarak alınmanız Valiliğimizce uygun mütalaa edilmişti. Ancak 5901 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12'nci maddesi uyarınca istisnai olarak Türk vatandaşlığına alınma işlemine başlanabilmesi için ilgili Bakanlıkça İçişleri Bakanlığı'na gerekçeli teklifte bulunulması gerektiğinden ilimiz İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nden, konunun Kültür ve Turizm Bakanlığı'na aktarılması istenilmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı yaptığı değerlendirme sonucunda; istisnai olarak Türk vatandaşlığına alınmanız için İçişleri Bakanlığı'na teklifte bulunulmasının uygun olmadığını ilgi yazıyla bildirdi. Bilgilerinize rica ederim."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





































